Şehircilik ve Otomobille Seyahat Sanatı

Her sene, yaz vakti mebzul miktarda gezmek çocukluğumdan beri aşina olduğum, bir hayli de sevdiğim bir alışkanlık. Kendi otomobilime sahip olduğumdan beri de, sağa sola gitmeyi daha da çok seviyorum. İlk defa 1974 model bir vosvosla normalde iki buçuk saat sürmesi gereken Bursa-Assos arasını altı saatte almışlığım var, o başka bir zamanın hikâyesi tabii. Son…… Continue reading Şehircilik ve Otomobille Seyahat Sanatı

Stuart Hall’un Kaybının Beşinci Yılında Bir Anma

Stuart Hall

Stuart Hall’un ölümünün üzerinden beş yıl geçmiş. Bu kısa notu da beş yıl önce tutmuşum. Keşke hayatta olsalardı diye düşünüyorum, Thompson, Hall ve Williams, bir de CLR James, sanki muhabbetine doyum olmayacak bir dörtlü. Bilgisayarımın kırkıncı defa taşınmış evrak dehlizinde şu makaleyi arıyordum, o kadar da eminim, derslerde okutmuşum, çok bahsetmişim, hep yahu bu üç…… Continue reading Stuart Hall’un Kaybının Beşinci Yılında Bir Anma

İstanbul’u Haritalamak I: 18 Yaş Altı Nüfus Oranı GIS

Yukarıda görmüş olduğunuz harita, aşağı yukarı üç yıllık çalışmanın sonucu. Önce veri kaynaklarımı vereyim, mahalle nüfusları ve 18 yaş altı/üstü TÜİK üzerinden 2018 sonu rakamları, shapefile ARCGIS Esri veritabanından açık kaynak, attribute -yani kaynak belirtmek şartıyla, burada belirterek bu vazifeyi tamamlamış olalım. Üç yıllık çalışmanın sonucu tabii bu iki verisetini bir araya getirmek değil; o…… Continue reading İstanbul’u Haritalamak I: 18 Yaş Altı Nüfus Oranı GIS

Kurucular da incinir: Durkheim’in erken -ama çok erken- bir eleştirisi

Ümit Tatlıcan ve Vefa Saygın Öğütle’nin derledi Emile Durkheim’i Yeniden Okumak kitabına yazdığım bölümde kısa bir parça. Özellikle lisansüstü derslerinde akut bir klasik sosyoloji metni eksikliği var, Emile Durkheim üzerine yazılanlarsa yeni yeni artmaya başladı. Bu kitap o işi üstlenebilir mi göreceğiz, ümitvarım. Ayrıca, blogda, kitaba girmeyen, Gustavo Tosti polemistinin mutasavver bir hikâyesi de var.…… Continue reading Kurucular da incinir: Durkheim’in erken -ama çok erken- bir eleştirisi

Açık kaynak yazılımın sosyolojisi

Biz büyürken zaman Windows zamanıydı, babamın bürosunda -o zamanlar yazıhane de denirdi- ilk Windows 3.1’i gördüğümü hatırlıyorum, benim evdeki bilgisayarımda, ki 486-dx gibi bir şeydi, DOS vardı. Dünyalar tatlısı DOS, herşey yerli yerindeydi DOS’ta. 2007’de bilgisayar settingim: appledan apartma mouse, Win XP, harici webcam, bin tane kablo. Windows dünyayı alt üst etti. Rakipsizdi, herkes nefret…… Continue reading Açık kaynak yazılımın sosyolojisi

Galat-ı Meşhurlar I: Gene Dene, Gene Yenil. Daha iyi yenil.

Gündelik hayatta, varlığını kısa cümlelerin kısa anlamları üzerine kurmuş bir sosyal tiple karşılaşmak mümkün. Hattâ, karşılaşmamak imkânsız, beyaz yakalılık, suflî aydınlık,”kentlilik” (ne demekse artık), oto-didaktik kanaat imalatı, hep bu aforizmatik varlık biçimini yeniden üretiyor. Düşünüyorum, öyleyse varım. Teatral bir anlamsızlık. Homo aphorismaticus.

Türkiye’de Sinema Yapmak, Türk Sinemasını İnşa Etmek: Lütfi Ö. Akad

Işıkla Karanlık Arasında, Lütfi Akad’ın biyografisi. İlk baskısı yönetmen hayatteyken, 2004 yılında İş Bankası Yayınları’ndan çıkmış, 2014’ten bu yana İletişim Yayınları basıyor sanırım, bendeki baskısı İletişim’den. Kanonu takip edersek, ister bildung fikrinden bakın, isterseniz büyük-insan kuramı deyin, biyografi liberal eğitimin olmazsa olmaz parçası. Mirasın tanımlayıcısı. Türkiye’de artık kalmadı; oysa Mustafa Kemal hariç -belki onun da…… Continue reading Türkiye’de Sinema Yapmak, Türk Sinemasını İnşa Etmek: Lütfi Ö. Akad

Gaziantep’te Ne Yenir

Dostlar sağolsun, Gaziantep’te olduğumu duyduklarından beri yemek meselesini soruyorlar. Elimden geldiğince yardım etmeye çalışıyorum, birkaçını ağırladık, yedik içtik. Geçenlerde, bu tarafa yolları düşecek bir arkadaşın arkadaşın için tavsiye istediler. Ben de uzunca bir seçki yazdım. Seçkinin ayrıntılarına gelmeden evvel, üç yılın sonunda oluşmuş birkaç gözlemimi paylaşayım. Başlarken Birincisi, maalesef, gelişkin bir yemek sektörü olmasına rağmen,…… Continue reading Gaziantep’te Ne Yenir

Musil’in Niteliksiz Adam’ında Kent Ontolojisi

Robert Musil’in kitabı iyi bir çeviriyle çok uzun zaman sonra Türkçe’de, Almancasından okumak zor, İngilizcesi ne kadar güvenilirdir, bilemiyorum; tanıdık bir hocanın ismini düzeltmen olarak kitabın içinde görünce düşünmeden aldım. Çok da keyifli bir okumaya vesile oldu diyordum ki, roman okumak yerine, romanın içinde kent ve mekân meselesiyle bir kere daha haşır neşir oldum. [H]âlbuki…… Continue reading Musil’in Niteliksiz Adam’ında Kent Ontolojisi

Halil İnalcık’ın Doktora Tezinin Danışmanı Enver Ziya Karal tarafından Değerlendirilmesi

Kaynak: https://egoistokur.com/dogum-gununden-ozel-fotograflarla-iyi-ki-dogdunuz-halil-inalcik/

Şu sıralarda bir araştırmam için 1950 öncesi üniversite dergilerine bakıyorum. DTCF dergisini karıştırıken Halil İnalcık’ın doktora tezinin değerlendirmesini gördüm. Dergiyi biraz daha karıştırınca, doktora tezlerini tez veren hocalar tarafından bir değerlendirmesinin yazılmasının bir gelenek hâline getirildiğini fark ettim. Sanırım Alman ekolünden gelen bir alışkanlık, zirâ daha önce hiçbir yerde görmemiştim. DTCF Dergisi’nin ilk yıllarını okuması…… Continue reading Halil İnalcık’ın Doktora Tezinin Danışmanı Enver Ziya Karal tarafından Değerlendirilmesi