Toplumsal Mekân ve Bourdieucü bir Kent Sosyolojisinin İnşası

Paylaşmak için:

Academia.edu’nun ücretli duvarından çıkarmak istediğim bir diğer yazım, benim açımdan çok önemli bir yeri olan “Toplumsal Mekân ve Düşünümsel bir Kent Sosyolojisinin İnşası: Bourdieucülüğün Mekâna Müdahalesini Sorunsallaştırmak” yazısı. 2019 yılında İdealkent: Kent Araştırmaları dergisinde açık kaynak olarak yayınlandı.

Birkaç nedeni var bu yazının öneminin, birincisi, kafamı epeydir meşgul eden soruların cevaplarını aradığım, Bourdieucülüğü ne yapmalıyız sorusunu derinlemesine ele aldığım bir yazı. Ayrıca, yıllar sonra Fransızcamı kullandığım, çok da emek harcadığım bir yazı oldu, referans listesinden görebileceğiniz üzere.

Kafamda bu yazıyı daha da geliştirmek fikri var, örneğin, tam metinlerin hepsini MaxQDA’ye atıp, analize oradan tekrar girişmek. O zaman da bir toplumsal-kuramsal meta-analiz yerine ağır nitel analize dönüşmesi riski de mevcut.

Öğrencilerin çoğuna Bourdieu okumalarını tavsiye ediyorum, ancak zor geldiğini iddia ediyorlar. Lacan’la, Lefebvre’in kriptik metinleriyle kıyaslayınca -kıyaslamasak bile- Bourdieu akıcı, rahat anlaşılır ve açık seçik yazar. Belki Türkçe çevirilerinde bir sorun olabilir, ancak İngilizcesinde de, Fransızcasında da böyle bir zorlukla karşılaştığımı söyleyemem. Mesela, Foucault’nun İngilizcesi gereksiz jargonla doldurulmuştur, Fransızcasını okumak daha kolaydır; aynı şeyi Bourdieu için söyleyemem.

Ayrıca, bir diğer kritik mesele, yazı boyunca, mekân kavramını kullanmayı tercih etmekle ilgili, espace/space uzam değil. Bu da başka ve uzun bir yazı gerektiriyor tabii ki.

Yazıyı şuradan indirebilirsiniz:

Yazının referansı şu şekilde:

Gülhan, Sinan Tankut. “Toplumsal Mekân ve Düşünümsel bir Kent Sosyolojisinin İnşası: Bourdieucülüğün Mekâna Müdahalesini Sorunsallaştırmak”. İdealkent: Kent Araştırmaları Dergisi 10, sy 26 (2019): 83-127. https://doi.org/10.31198/idealkent.531534.

Başlıktaki fotoğraf Ankara’dan, eski Türközü gecekondularından son kalan gecekondu, 2019 yılında çekildi.

Özet

Bu yazı, Pierre Bourdieu’nün “toplumsal mekân” kavramının yeni kent sosyolojisinin en önemli yayın mecraı ve kurumsal yapısı olan International Journal of Urban and Regional Research üzerinden alanı nasıl tanımladığını, hangi kırılma noktalarına hitap ettiğini, bu kırılma noktaları aracılığıyla nasıl bir bilimsel kopuş müdahalesi, benim deyişimle doksaya yönelik bir “huruç,” tertip ettiğini açıklamayı amaçlar. Bunu yaparken IJURR’un son kırk yıldaki arşivini gözden geçirerek Bourdieu’nün kavramlarının kullanımını inceler. Yeni kent sosyolojisi ve Marksist şehirciliğin mekân anlayışı ve yorumu son kırk yılda önemli değişimler geçirdi. Ancak özellikle 2000’li yıllardan itibaren Bourdieu’nün kuramsal etkisi bir dizi araştırmayla kendini göstermeye başladı.

Bu etkiyi araştırırken üç farklı durak noktasından geçmemiz gereklidir. Bu yazıda, öncelikle yeni kent sosyolojisinin ve eleştirel kentsel kuramların Chicago Okulu’na bir tepki olarak nasıl ortaya çıktığını incelenmiştir.

İkinci durak noktasında, Castells’in kurucu etkisi altında kurulan yeni kent sosyolojisinin 1970’lerden 1980’lere dönüşümünü ele aldım.

Üçüncü durak ise yeni kent sosyolojisinin geri çekilme noktasında Bourdieu’nün yapıtının öncelikle Anglofon sosyolojide, sonra da kent sosyolojisinde nasıl temellük edildiğiyle ilgilidir. Burada, 1980’lerden itibaren IJURR’un sayfalarında Bourdieucü sosyolojik programın nasıl ele alındığını çalıştım. Bu önemli durakta, öte yandan Bourdieu’nün metinlerinin toplumsal mekânı nasıl ele aldığı da incelenmiştir. Son kısımda, Bourdieu’nün yapıtının yeniden inşa edilmekte olan bir kent sosyolojisi için sunduğu programın eleştirisi ve kazanımları meta-kuramsal bir çerçeve içinde değerlendirilmiştir.