Cebeci’den Kızılay’a Yürümek

Ben daha yakın tarihlerden bir yazı zannediyordum, Can Öktemer, 2017’de yazmış Cebeci’den Kızılay’a Yürümek yazısını, flanör ekiyle. Ben de birkaç defa Ankara Üniversitesi’ne zamanında orada olan arkadaşlarımı ziyarete gitmekle beraber, Cebeci rotasını çok geç adımlayan Ankaralılardan sayılırım. Ayrancı çocuğuydum, Ayrancı’da doğdum, orada büyüdüm, ilk gençliğim, doktoraya başladığım 22 yaşında ABD’ye gidene kadar Ayrancı’da geçti. Ayrancı’dan…… Devam et Cebeci’den Kızılay’a Yürümek

Yeni bulunan zamanı takip etmekten vazgeçmeye dair

Sinop ve Samsun arasında geçen ufak bir hikaye. Zamanın hiç de akmadığı anlardan kalan, bir yanı sahilden diğer yanı bahçelerden geçen bir anlatı.

Eskiden sonra yeni başlamıyor, yeniden sonra eski başlıyor: Kahve ve Taşra

Ne özlediğimizi artık hatırlamadığımız ve özlem yerine haz ya da hırsla yaşadığımız için, kahvenin artık bizim hikayemizde pek bir yeri yok. Kore filmlerini ya da Japon filmlerini hatırlarsanız, hiçbirinde zamansızlığa yer bulunmaz, herşey yerini beklemelidir. Acı, haz, arzu, özlem, niyet, beklemek bile beklemesi gereken yeri bilmelidir. Bizim bir hikayemiz vardı değil mi, acı çekerken, olurken,…… Devam et Eskiden sonra yeni başlamıyor, yeniden sonra eski başlıyor: Kahve ve Taşra

Batı Mimarlık Tarihi Dersleri

Batı Mimarlık Tarihi dersleri serisinin ilki, Roma’nın yıkılışından Romaneske, Batı fikrinin mekânsal oluşumu. Sinan Tankut Gülhan’ın verdiği derslerden oluşan bir seri.

2006 Büyük Binghamton Seli

Haziran sonu, sincaplar sessizleşmeye başlarken, bir yığın böceğin, kurdun ve porcupine denilen tuhaf Amerikan kıtası yaratığı kendini göstermeye başlamışken, iki haftadır yağmaya ara vermeyen yağmur, hiç durmamacasına yağmaya biraz daha ikna olmuştu. Binghamton şehir merkezi, kötü bir photoshop ve eski sanayi bacaları. Sincapların sessizleşmesi büyük bir dönüm noktasıdır Amerikan kırsalında. Kışın çatıyı kıtırdatmakla, çöpleri çalmakla…… Devam et 2006 Büyük Binghamton Seli

İki Kurtçuğun Karşısında

Sigara içmeye yeni başladığım zamanlardı, hemen herşeyin yeni olduğu zamanlar, zamanların en iyisi, zamanların en kötüsü. Paris, hayatımda gördüğüm en devasa ve en acımasızca büyük şehir olabilir. Baron Hausmann boşuna tüm zamanların şehircilik lügatine adını yazdırmamış, canımı acıtırcasına Kuzeybatı Avrupa’nın soğuğunda sokakları adımlarken aklımdan bunlar geçiyor. Hiç insani bir şehir değil burası, benim mahallem şurası…… Devam et İki Kurtçuğun Karşısında

Bir İmge Bin Kelime Hakkında

Bundan bir, bir buçuk sene önce, Ghost altyapısını kullanarak yeni bir blog türevi oluşturmaya karar vermiştim. Ghost, bir hayli dinamik, daha az sorun barındıran bir blog türevi gibi görünüyordu. Hâlâ da duruyor, yukarıda menüden imgeler kısmında Ghost altyapısına sahip görsel bloguma bakabilirsiniz. Ancak bu bir senede, covid’in getirdiği durgunluk zaten blogun hepsine sirayet etti. Bir…… Devam et Bir İmge Bin Kelime Hakkında

Max Weston Thornburg’un Türkiye Raporu

Weston Thornburg’un meşhur Türkiye raporunu okuyorum. Turkey: An Economic Appraisal adını taşıyor rapor. Archive.org’dan edinebilirsiniz. Şu linke bulunuyor rapor: tıklayın Küçükömer’den Avcıoğlu’na, TİP’ten CHP’ye her kanadın farklı biçimlerde tepkisiyle karşılaşmış, aynı zamanda Marshall yardımlarının devamı için de zemin teşkil eden bir gözlem raporu Raporun en büyük eleştirisi Karabük demir-çelik üzerine ve tamamen kaldırılmasını öneriyor. Önerinin…… Devam et Max Weston Thornburg’un Türkiye Raporu

İstanbul’un Vapurları ve Maurice Pialat’nın Belgeseli

İstanbul hakkında düşünmek bir nevi hayal kurmak demek esasında ve bu İstanbul hayalinin en ciddi parçasını da vapurlar oluşturuyor. Denizin çamaşırhaneleriydi ben çok küçükken vapurlar, hepimizi temizlerdi.

Pre-Kovid Günlerinde Bir Japonya Gezisi Bölüm-I

Ocak başında ani verilen bir kararla, Japonya’yı görmeye karar verdim. Herşeyde olduğu gibi, bu da ancak ani bir kararla yapılabilecek bir işti. Yirmili yaşlarımın çok büyük bir kısmı Atlantik-aşırı uçak yolculuklarında geçtiğinden ötürü -otuz dört yaşıma kadar- saatlerce bir konserveden çelik kafesin içinde tıkılıp kalmaya kendimi alıştırdığım söylenebilir. Ne var ki, yıllar içinde, artık yavaş…… Devam et Pre-Kovid Günlerinde Bir Japonya Gezisi Bölüm-I